İkincil Travma Nedir? Nasıl Kendimizi Koruyabiliriz?
![]()
Yaşadığımız coğrafyada ne yazık ki birçok travmatik olaya maruz kalabiliyoruz. Hangi olayları travmatik olarak sınıflandırabiliriz? Zihinsel ve fiziksel bütünlüğümüzü tehdit eden, karşısında güçlü bir korku, çaresizlik, kontrolsüzlük hissettiğimiz olaylara travmatik olaylar denir. Ancak travmatik olaylar sadece bizim başımıza geldiğinde ondan etkilenmeyiz. İkincil travma olarak adlandırılan travmada kişi birincil olarak travmaya maruz kalmasa dahi olaya şahit olması sebebiyle travmatik bir deneyim yaşayabilir.
İkincil travma genellikle deprem veya yaşanan doğal afetler sonrasında sosyal medya görüntülerine, haberlere maruz kalma ile tetiklenebileceği gibi trafik kazası, kaçırılma, tecavüz gibi travmatik olaya birebir maruz kalan kişilerin anlatılarından, deneyimlerinden de tetiklenebilir. Özellikle duygusal yakınlık kurduğumuz kişilerin başına travmatik deneyimler geldiğinde ikincil travmanın etkisini daha yoğun hissedebiliriz. Zihnimiz sürekli gerçekleşen olayda olabilir, günlük rutin ve işlerimize konsantre olmakta zorlanabiliriz. Bedenimizde kasılmalar, gerginlikler hissedebiliriz.
Peki, ikincil travmanın etkileri ile karşılaştığımızda neler yapabiliriz?
Temel ihtiyaçlarımızı gözetmek: Bu dönemde uyku, yeme-içme, fiziksel egzersiz gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılamak daha da zorlaşabilir. Başkalarının yaşadığı travmayı görmek, duymak, konuşmak bizde suçluluk, endişe, umutsuzluk gibi duyguları beraberinde getirebilir. Özellikle böyle dönemlerde rutinlerimizi korumaya çalışmayı önceliklendirmeye dikkat etmeliyiz.
Güvenli alan inşa etmek: Bizi zorlayan duygular ve düşünceler zihnimize geldiğinde, bize huzur veren, rahatlık hissedebileceğimiz alanı zihnimizde imgeleme egzersizi yaparak canlandırabiliriz. Güvenli alanımızı korumak özellikle tetikte hissettiğimiz durumlarda ruhsal ve bedensel olarak dengede hissetmemize yardımcı olur.
Tetikleyici olabilecek görsel ve anlatılara maruziyetimizi bir süre kısıtlamak: Zihnimize aktif olarak imgeler, sesler geldiği takdirde tüm bunlarla aramıza biraz mesafe koymak bizlere iyi gelebilir. Bu nedenle ekran süremizi, haberleri takip edeceğimiz süre zarfını bize uygun olacak şekilde kısıtlamak iyi bir seçenek olabilir.
Kaynaklarımıza odaklanmak: Travmatik bir tepki ile karşılaştığımızda bize iyi gelen kaynakları bulmak ve onları hayatımıza dahil etmeye özen göstermek büyük önem taşır. Örneğin kedimizle vakit geçirmek, güvendiğimiz insanlar ile iletişime geçmek, paylaşım yapmak, sosyal desteğimizi arttırmak da önemli bir kaynaktır. Hepimizin kaynakları farklıdır: doğada vakit geçirmek, su ile temas etmek, müzik dinlemek bu kaynaklardan bazıları olabilir.
Beden ile teması arttırmak: Travma gibi baş etme kapasitemizi aşan olaylarla karşılaştığımızda öncelikle bedenimizde fizyolojik şok yaşayabiliriz. Bedenimizde aşırı uyarılma, tetikte olma hali, sıkışmışlık, boşluk, kopma veya yabancılaşma hissi yaşayabiliriz. Bedenimizle temasa geçmek, bedeni dinlemek sıkışmışlık var ise nefes ile o bölgeleri genişletmek, 5 duyumuza odaklanmak da iyi gelebilecek tekniklerden bazılarıdır.




